13 Ocak 2008 Pazar

Chuck Palahniuk - Sistem

SİSTEM DERİNLEŞİYOR, DAHA DA DERİN DAHA DA KARANLIK…

Tüm insanlığı selamlıyoruz, merhaba… Tüm müşterilerimizi, tüm tüketicileri. Uzun zamandır üstünde çalıştığımız projeler ürünlerini vermeye başladı. Yeni gereksinimler kullanıma hazırdır, tüketiniz. Buna ek olarak şirketimiz kişisel mesih tasarlanması ve temini konusunda yeni hizmetlerine başladı. Pop yıldızı ve film starlığı paket programlarımız yeni versiyonlarıyla kullanıma hazır. Tüketilesi yenilikler için lütfen altıyı tuşlayın. Çalışma saatlerinizde düzen karşıtı fikirleriniz oluyorsa merak etmeyin, yeni zihin bulanıklaştırıcı yamamız işinizi görecektir, lütfen altmışaltıyı tuşlayın. Kişisel aymalarınız ve farkındalıklarınız çevrenizdeki düzenli müşterilerimizi de etkilemeye başladıysa sizi özel omurgasızlaştırma ünitemize yönlendiriyoruz, lütfen altıyüzaltmışaltıyı tuşlayın.

Eskiden herhangi bir reklam yapma ihtiyacı duymazdık. Ürünler kendi kendine tüketilirdi, arz gittikçe artardı. Sistem eskimeye başlıyor. Sorunlar çıkıyor. Eskiden bunlar yoktu, hepsi Chuck Palahniuk virüsünün sisteme bulaşmasıyla başladı. Aksamalar oluyor, yer yer aymalar ve isyanlar görüyoruz. Neyse ki kişisel sindirme yöntemleri hala işe yarıyor. Uyuşturucu kullanım yönetmeliğinde yaptığımız yenilemeler bu sorunun icabına bakıyor. Ancak içten içe büyük dalgalanmalar seziyoruz. Sistem için olası bir tehdit ihtimali var. Geçen yaptığımız düşünce baskınından tuhaf sonuçlar elde ettik. Elebaşları belli olmayan bir grup garip eğitimler düzenlemeye başlamış; sabundan napalm patlayıcıları yapmak, sülfür-nitrattan akışkan bomba imalatı, temizliğin en ince püf noktaları, uçak kaçırma yöntemleri, terapi gruplarına gönüllü katılımlar, marketlerde yaptığımız anonsların şifre çözümlemeleri, tarikatların hücre sistemlerinin analizleri, estetik operasyon tarihinin incelenmesi, kozmetik ürünlerin içerdiği genetik kodların kırılması…
Bunlar sistemin devamlılığı için tehdit teşkil ediyor. Yapılan baskında ele geçirilen bilgiler sistemin arşivine transfer edildi. Daha sonra yeni yazılımlar kodlamak için kullanılabilir. Bunun yanında bir başka baskında alternatif intihar yöntemlerini, bilinçaltı keşiflerini, özgürleşme kefaretlerini, tanrıyı saklandığı yerden çıkarma yollarını araştıran verilere rastlandı. Aynı şekilde sistemin geleceği açısından arşive nakledildi.

Tüm bu sistem karşıtı hareketlenmelerde aynı kişinin parmağı olduğunu düşünüyoruz. Chuck Palahniuk… Daha önce sisteme dahil etme önerilerimize de sert yanıtlar vermişti. Eleştirel düşünceyi ortadan kaldırma çalışmalarımızı alt üst etmişti. Şu an peşindeyiz ancak sisteme kaydı olmadığı için takibi zor. Diğer başka bir baskında yakalamak üzereydik. Çalıştığı bir diğer grupla birlikte bir bildirge yayınlamışlar, aynen iletiyorum;

Görünen tüm farklar indirgenecek, eşitlenecek. Bağımlılığın hudutları görülecek. Dibe vurulacak, dibin dibine vurulacak, dibin dibinin dibine vurulacak, dipsizleşilecek. Kavramsızlaşılacak, anlamsızlaşılacak. Tüm öğretilenler sıfırlanacak, sıfır yok edilecek…

İkinci pasaj daha karmaşık, sisteme ciddi zararlar verebilir, devam ediyorum;

Zaman, zaman dilimi, zaman diliminde bir nokta, zaman diliminde noktalar, tüm zaman dilimleri ve tüm noktalar, saptamak, ayrıştırmak, tekrar birleştirmek, kurgulamak, düzenli kurgulamak, düzensiz kurgulamak, kurgu düzeni yaratmak. Çizgisel ve dairesel zamanı noktasalla değiştirmek. Herhangi bir noktayı aldığımızda bir şey değişmiyorsa, hepsini aldığımızda da değişmez, nokta bağımsızdır, zamandan ilişkisizdir, hepsini aldığımızda değişmiyorsa, hepsi işe yaramaz, boştur.
Zamanı yaşamla girişik kurgularsak, yaşam da boştur, işe yaramaz, her an vazgeçebiliriz. Ne yaparsak yapalım bir şey değişmez…
Değiştirmek, daha iyisini koymak –daha iyisi yok- , daha kötüsünü koymak – zaten daha kötü-, değiştirmek, değişim yok sadece ekleme ve çıkarma var, eklediğimizde ya da çıkardığımızda bir şey değişmiyorsa – bir şey değişmez, hiç bir şey değişmez, sadece ekleme ve çıkarma vardır- ,eklenen tepkisizdir, eklediğin tepkisizdir, hayat tepkisizdir. Hayat ölümün biyolojik olarak aktif safhasıdır. –Hiçbirimiz yaşamıyoruz, hepimiz ölüyoruz. Safhalar değiştirilemez, - hiçbir şey değiştirilemez, sadece ekleme ve çıkarmalar vardır.- Ölüm anı bir noktadır, eklenip çıkarılabilir. Noktasal olarak farklı kurgulanabilir. İlk nefes, yemek borusundan besin takviyesi, uterusa düştüğümüz an, hayvani cinsel güdülerin bizleri taşıyan rahimlerin sahiplerine hissedildiği anlarda olabilir. Bir tek ölüm süreci noktasal değildir, tanrının varlığı ölümün ta kendisidir. Ve tanrının ilgisini çektiğimiz sürece lanetlenme ya da kurtuluş umudumuz olabilir. Ya can düşmanı ya da hiçbir şeyi olacağız. Ya tüket ya öl diyen bu sistemde, masalların kaypak körleştiriciliğinden kurtulup özgür irademizle kargaşa projemizi başlatacağız.

Bu bilgiler kayıtlara geçilsin. Rutin önlemlerimizi alalım. Büyük bir sorun oluşturacağına inanmıyorum. Nasıl olsa dinamiklerimizi gayet iyi işliyor, gelip geçici bir sendrom olarak görüyorum. Bizler hayatlarıyla barışmak istemeyen, işleri yoluna koymak için çaba göstermeyen, herhangi bir sorumluluk üstlenmeyen bireyler ürettik, onlar yine kendileri gibi sorumluluk almayanlarla takılacaklar. Ve çevrelerine böyle insanları toplayarak sözüm ona kültürler ve akımlar oluşturacaklar. İşte bu tam anlamıyla konfor yaratmaktır, yaşamsal konfor. Oluşturdukları düzen kötü şartlardan oluşsa da kendilerini rahat hissedecekler ve kısa sürede rahatlığın sarmaşıkları beyinlerini saracak. Görebildiklerine inanmanın huzurunu bulacaklar , etkisizleşecekler. Dünya algılayabildiğin düzende döner, çevrende de algılayabildiğin insanlar olur. Kendi kişisel dünyanı yaratırsın ve çevrendekilerle paylaştığını sanırsın, oysaki tek gerçek değiş-tokuş yaptığındır ve bunu anlayana kadar ölmüş olursun. Sonuç aynıysa içeriğin önemi yoktur. İnancın derinliği sadece acıyı arttırır, gerçek tüm sertliği ve soğukluğuyla orada durur. Ve insanlar bunu görmek istemezler, bunun yerine ne görmek istediklerini bile bilmezler. Tam bu noktada devreye biz gireriz. Onlara kolay kabullenilen, acısız konforu sunarız. Sonuç… Tüketirler…
Sistem kendi yolunu bulur.

Biz incelemeye devam edelim. Yeni kayıtlar açılmaya devam edilsin.
Sarsıcı fikirler sistemin güvenirliğini örseliyor. İstihbarata göre Dövüş Kulübü kurulmuş. Chuck Palahniuk bu hareketiyle ilk darbesini indirdi. Kitabın çok kısa zamanda popüler olacağından ve hızla yayılacağından korkuyoruz.
Artık televizyon kadar etkili kullanabildiğimiz görsel veri ileti yollarından biri olan sinemanın aykırı ve sistemi reddeden isimlerinden biri olan yönetmen David Fincher’ ın bu kitabı görselleştireceğine dair haberler aldık. Sanırım bu ciddi anlamda endişelenmemiz gereken bir gelişme. Ama alacağımız önlemler durumu düzeltebilir. Estetik kaygıları arttırma ünitesini hızlandırın. İnsanların yapaylaşma ve standartlaşma sürecine ağırlık verilsin. Sanal beklentiler yaratılsın, ürünler sunulsun, ihtiyaçlar artacaktır. İnsan ihtiyaçlarının peşinden koşarken analiz mekanizmasını kaybedecektir. Nasıl olsa şu an itibariyle hayatı ev, araba, televizyon ve kazanmaya indirgedik, daha ileri geçmememiz için bir sebep yok. Geleceği umut olmaktan çıkarıp bir tehdit unsuru haline getirdik. Sahip olmak istedikleri onlara sahip oluyor. Her şeyi kaybedebilecek kadar özgür olmaları imkansız.

Ancak tüm bunlara rağmen Palahniuk’ un su üstüne çıkarmaya çalıştığı bu toplumsal kriz gerçeği tüm düzenimizde derin ve sarsıcı etkiler yaratabilir. Tüm kayıtları incelemeli ve dökümünü çıkarmalıyız. En baştan itibaren her şeyini bilmeliyiz.
Arşivleri inceliyorum, kodları şöyle;
21 Şubat 1962’ de Amerika, Pasco-Washington’ da bedenini kullanmaya başlamış. 20 yaşında gazetecilik okuluna girmiş. 4 yıl sonra okulu tamamlamış. Kısa bir süre yerel bir gazetede çalışmış. Bu sırada kamyon imalatı yapan bir fabrikamızda tamirci olarak çalışmış. Evsizler için düzenlediğimiz barınma projelerine gönüllü olarak katılmış. Zor durumdaki insanların hayata bakışları ve mücadele yöntemleri ilgisini çekmiş. Kendini farklı bir dünya ve bakış açısının içinde gerçek hissetmiş. Ölümcül derecede hasta insanların grup toplantılarına da katılmaya başlamış. Gönüllü olarak yaptığı bu işte kendisinin destek verdiği bir hastanın ölmesi üzerine bu işi bırakmış. Görünen o ki, ölümün dinamikleri onu heyecanlandırmış ancak ölümle yüz yüze geldiğinde ve aslında verilen tüm çabaların sonunda boşa gittiğini gördüğünde buradan da ayrılmış.
Başarısız denemeler silsilesi. O zamanlar ne istediğini tam olarak kendi de bilmiyormuş, sisteme dahil etmek için uygun bir zamanmış… Sonuçta bir insanı ne kadar severseniz sevin kanı size doğru akmaya başladığında geri çekilirsiniz, öyle değil mi…

Zaman kodlarını 1999 ile 2001 arasına al. Dökümleri sıralamaya devam edelim;
1999’ da Görünmez Canavarlar ve 2001’ de Tıkanma kitaplarıyla medya çağını, materyalizmi, tüketim kültürünü, hırs ve üstünlük duygusunu, güzellik idealini, iş dünyasını, artan yalnızlık ve yabancılaşmayı, şiddeti ve pornografiyi, şöhret açlığını, pop kültürünü, insanın ölümsüzlük arayışını ve yarı tanrıya dönüşme çabalarını sinik ve kara mizahi bir alaycılıkla, tuhaf kurguya sahip sivri bir dille, rahatsızlık veren bir atmosfer yaratarak aşağılıyor. Temel olarak kullandığı karakterler genelde toplumun kenara ittiği, lüzumsuz olarak atfettiği ve kendilerine karşı yıkıcı bir saldırganlık gösteren stereotipler. Anlatımda başa ve sona geçici sıçramalar yaparak şaşırtıcı bir anlatım kullanıyor, sınırlı sözcük dağarcığını tercih ederek ortalama bir bireyin konuşma kapasitesine hitap ediyor, ahlakı hor gören nükteler ve pop kültür yergileriyle toplumsal davranış bozukluklarını eleştiriyor. Ve dolambaçlı bir finalle etkiyi en yüksek dereceye sarsıcı bir darbeyle taşıyor.

Chuck Palahniuk bu isyankar ve keskin tavırlarıyla sistemimizde onulmaz yaralar açacağını düşünüyor ve dinamiklerimizi derinden yıpratacak eleştiri oklarını bize doğrultuyor. Ama insanların hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını, yanılsamanın hüküm sürdüğü sistemimizde onlara iyi ve doğru olarak dayattıklarımızın tek gerçek olmadığını anlamaları ve kötü olduğunu söyleyerek onlardan uzak tuttuklarımızın farkına varmaları ve hür iradeleriyle tercihler yapmaları çok uzun zaman alacaktır.
Ve işleyen zaman bizim lehimize kozlar verecektir. Derinleşen bir inanç daha da derinleşmeye mahkumdur. Chuck Palahniuk ahlaki saldırılarına devam etse de bu sadece sistemin kendi açıklarını fark etmesine ve gelişim adına yeni tedbirler almasına sebep olacaktır. Sistem mükemmel kurulmuştur, insanların umutlarıyla beslenir ve insanların umutları hiç tükenmez…

YALIN İNCE

Hiç yorum yok: